lion_banner
..::.. iğneada - kırklareli ..::..


yeşilbaş

büyük akbalıkçıl

karabatak

balık kartalı

balık kartalı

balık kartalı

akkuyruklu kartal

akkuyruklu kartal

akkuyruklu kartal

balık kartalı

balık kartalı

kuğu

kuğu

çoban saadettin

İĞNEADA

Yaz aylarında alpin kuşağın daha hareketli ve canlı olması sebebiyle, genelde yaylalarda ve dağlarda, orman sınırının üstünde gezdim. Uzun zamandır İğneada seyahati aklımdaydı. Ancak, havaların biraz daha serinleyip kış göçmenlerinin de yavaş yavaş gelmesini bekledim. Bu, aslında İğneada'ya ilk seyahatim değil; ama bu defa bana, bugüne dek hiç olmadığı kadar cömert davrandı İğneada...

İğneada Nerede, Nasıl gidilir, Ne yapılır?

İğneada, Kırklareli ilinin Demirköy ilçesine bağlı, Karadeniz kıyısında 20 km.lik geniş bir kumsala sahip bir belde. Yaz aylarında hem yazlıkçıların hem de günübirlik ziyaretçilerin gözde mekanı. İstanbul'a yakınlığı, orman, göl, kumsal gibi çeşitli habitatları barındırması ve tabi ki limanından temin edilebilen günlük taze balık çeşitleri İğneada'nın tercih edilme sebepleri. Yaz – kış, oldukça ekonomik koşullarda konaklanabilecek tesislere sahip İğneada'da kamp da kurmak mümkün. Özellikle mevsiminde, Karadeniz’den taze tutulmuş kalkan balığının yenmesini tavsiye ederim.

İğneada'ya, İstanbul'dan en kolay Çatalca - Saray - Vize – Demirköy - İğneada güzergahı takip edilerek ulaşılabilir. Yaklaşık 250 km. olan yol normal koşullarda 3 saat sürüyor. Doğası muhteşem olan bu yolda, karşınıza tilki, yaban domuzu ve çeşitli kuşlar çıkma ihtimali oldukça yüksek.

İğneada, kumsalı, piknik alanları, temiz havası ve her mevsim temin edilebilen taze balık çeşitleri ile yerli turistlerin tercih ettiği bir mekan. Peki, yaban hayat fotoğrafçıları için önemi nedir?

İğneada'da Yaban Hayat

İğneada birçok habitatı bünyesinde barındıran oldukça büyük bir ekosisteme sahip. Kumullar, deniz, yedi adet tatlı su gölü, longoz ormanı (su basar) ve dereleriyle tam bir yaban hayat cenneti. İğneada'yı saran orman ve tepelerde, karaca, yaban domuzu ve kurt yaşamakta. Bu hayvanları görmek çok zor olsa da zaman zaman karşılaşmak mümkün. Bu bölgede yaşayan hayvanlar, el değmemiş bakir ormanlar ve tepelerde insan etkisinden nispeten uzakta ve korunaklı bir şekilde hayatlarını sürdürmekte.

Gölleri çevreleyen fidanlıklarda ve longoz ormanında ise yaban kedileri ve yaban domuzları cirit atıyor. Eğer çok sessiz olursanız ve rüzgar da arkanızdan esmiyorsa, vahşi bakışlı bir Yaban Kedisiyle (Felis silvestris) burun buruna gelmeniz söz konusu olabilir. İşte o zaman nefesinizi tutun ve o anın keyfine varın. Yaban kedisi nadir bir tür olmamakla beraber ortalıkta dolaşmayı pek sevmez ve genelde yoğun orman ve sazlık olan yerlerde yaşar, ağaç kovuklarına yuva yapar. Çok iyi duyan ve koku alan bu güzel hayvan sizin varlığınızı, siz ondan haberdar olmadan çok önce fark eder ve hemen yaşam alanının korunaklı bir köşesine, bir ağacın kovuğuna veya yoğun sazların arasına çekiliverir.

Ornitofotocuların (kuş fotoğrafçıları) en çok ilgisini çekenler tabi ki bölgede üreyen veya göç esnasında görülebilen kuşlar. İğneada, çok farklı habitatları bünyesinde barındırdığı için, kuş konusunda oldukça zengin. Ayrıca, göç zamanı kuşlar için bol gıdalı ve korunaklı bir dinlenme tesisi görevi de üstleniyor; Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden Afrika'ya göç eden kuşlar için dinlenme, beslenme ve yolun geri kalanı için enerji depolama duraklarından biri.

İğneada Kuşları

İğneada'da birçok familyaya mensup çeşitli türlerden çok sayıda kuş yaşamaktadır. Yırtıcı kuşlar, ötücüler, su kuşları, ağaçkakanlar ormanlık alanlara ve göllere yayılmış durumdadır. Bu kuşlardan belki de en önemlisi gündüz yırtıcısı olan kartallar ailesine mensup Akkuyruklu Kartaldır. Çok yaygın olmayan ve görülmesi zor olan Akkuyruklu Kartal (White-tailed Eagle - Haliaeetus albacilla) İğneada'da ürüyor ve biraz sabırla bu görkemli kuşu gözlemlemek mümkün. İri cüssesi, kama şeklinde beyaz kuyruğu, diğer kartallara göre oldukça büyük ve kalın olan gagası ve gölden balık almasını sağlayan kocaman pençeleri ile İğneada semalarının hakimidir bu yırtıcı kuş. Erişkininde oldukça bariz olan ve çok uzaktan bile kolaylıkla fark edilebilen beyaz kuyruk, genç bireylerde mevcut değildir. Ancak gençlerinin ayırıcı özelliği, başka kartallarla karıştırılamayacak kadar kalın gagası, koyu kanatlarının altındaki açık renk şeridi ve açık renk koltuk altıdır.

Akkuyruklu Kartal bir balık kartalıdır ve diyetinin önemli bir bölümünü İğneada göllerinden avladığı balıklar oluşturur. Av konusunda oldukça usta olan bu kuş sıcak hava akımlarını (termal) kullanarak yükselir ve gölün üzerinde süzülerek tur atmaya başlar. Balık sürülerini tespit ettiği zaman alçalarak dalışa geçer ve su yüzeyine çakılacakmış kadar alçaldıktan sonra pençelerini vücudunun önüne uzatarak suya hamle yapar ve balığı yakalar. Balıkla temas eden pençeler anında kilitlenir ve Akkuyruklu Kartal avıyla beraber yükselerek yemeğini yiyeceği yere doğru uçar. Genelde bir ağaç üzerinde yemeyi tercih eden Akkuyruklu Kartala zaman zaman yerde de avını yerken rastlamak mümkündür.

Kendisi başlı başına bir familya olan ve adını avladığı besinden alan Balık Kartalı da (Osprey - Pandion haliaetus) göç zamanı bölgede görülmektedir. Ülkemizde üremeyen Balık Kartalı göç esnasında dinlenmek ve beslenmek için ülkemizdeki sulak alanlarda mola verir. İğneada'daki göller bu güzel kartal için önemli bir duraktır. (Balık Kartalı 15-20 sene önce ülkemizde üremekte idi. Ancak, üreme alanlarının tahribatı yüzünden artık sadece göç mevsiminde ülkemizden geçerken görülebilen bir tür.)

Balık Kartalı başka hiçbir kuşa benzemez. Nispeten ince ve çok uzun kanatları, iri gövdesi, beyaz kafasının yanlarındaki siyah bantlar ve sarı-turuncu gözleriyle kolayca ayırt edilir.

Dünya üzerinde Antarktika hariç, tüm kıtalarda yaşayan bir kartal türü olan Balık Kartalı aynı zamanda bütün balık kartalları arasında suya tamamen dalarak avlanan tek örnektir. Diğer bütün balık kartalları Akkuyruklu Kartalda olduğu gibi suyun üzerinden pençeleriyle av yaparken, Balık Kartalı suya tamamen dalar ve avını yakalayarak sudan çıkar. Aslında oldukça yaygın bir tür olan Balık Kartalını avlanırken izlemek için çok sabırlı ve biraz da şanslı olmak gerekmektedir. Zira, bizim ülkemizde üremeyen bu güzel kuşun nerede, ne zaman av yapacağını kestirmek biraz güçtür. Bu seyahatimde Akkuyruklu Kartal ve Balık Kartalını av yaparken çekebilmek için 10 saat civarında kamuflaj altında beklemem gerekti.

Bölgede sıklıkla görülebilecek bir diğer yırtıcı da Şahin (Buteo buteo). Gölleri çevreleyen ormanda, ağaçlara tünemiş bir şekilde veya av ararken bir şahin görmek işten bile değil.

İğneada’da orman yoğun olduğu için çeşitli ağaçkakan türlerini de burada görmek mümkün. Alaca, Ortanca, Orman Ağaçkakanı gibi sık görülen türlerin yanında Yeşil Ağaçkakan, Küçük Yeşil Ağaçkakan ve Kara Ağaçkakan gibi çok nadir ve görülmesi zor türler de İğneada’da yaşamakta.

Envai çeşit ötücü kuşun yaşadığı ormanlarda yaz – kış yüzlerce tür görmek mümkün. Yine göç zamanı sürpriz türler de İğneada’ya misafir olabiliyor.

İğneada’nın belki de en canlı olduğu zamanlar kış ayları. Kuzeyden gelen kış göçmenleri çeşit ve sayı olarak oldukça fazla İğneada’da. Birçok değişik ördek türü, kuğular ve su kuşları kışı İğneada’da geçirmek üzere buradaki göllere geliyor. Kışın göllerin de donması ile çok ufak alanlara sıkışan kuşlar yiyecek bulmak için büyük bir mücadele veriyor. Kış aylarında, özellikle kar yağdıktan sonra orman yolları ve göller etrafında ulaşım çok zor ve kısıtlı olmasına rağmen, bu zorluğa göğüs gerecek fotoğrafçılar mutlaka bunun ödülünü alacaktır.

Nasıl Fotograf Çekilir, Ne Ekipman Gerekir?

İğneada’da arabadan çekim yapmaya müsait ortam fazla yok. Mert Gölü civarında önce ormanın içinden geçen, daha sonra göl kenarına çıkan toprak yollar mevcut. Ancak, bu yollar sadece yaz aylarında kuru. Yılın hemen hemen 9 ayı çamur ve su basmış olan yollarda dört çeker araçla ilerlemek dahi her zaman mümkün olmuyor.

Longoz ormanına ve Saka Gölü’ne çıkan yollar ise tamamen kumullardan oluşuyor ve araçla seyahat etmek neredeyse mümkün değil. Dolayısıyla İğneada’da fotoğraf çekmek için uzun yürüyüşleri, ıslanmayı ve kirlenmeyi göze almak gerekiyor.

Yaban hayat fotoğrafçılığının gerektirdiği bütün ekipmanlar İğneada için de geçerli. Minimum 400 mm odak uzaklığına sahip bir objektif, sağlam ve dengeli bir tripod, flaş, flaş için better beamer, tele konvertör, yedek pil ve kart sayılabilecek temel malzemeler. Özellikle kış aylarında yedek pilleri sıcak tutmayı unutmamak gerekiyor.

Göllerin etrafı ve ormanın içi kamufle olmaya çok müsait. Diğer doğal alanlarda olduğu gibi gözlem burada da çok önemli. İğneada’da en az bir günü bölgeyi ve habitatı tanımaya ayırmalı, nerede, hangi hayvan var ve nereden çekim yapılabilir belirlenmelidir.

Çok iyi koku aldıklarından, memeliler için kamuflaj fazla etkili bir yöntem değil. Ancak, kuşlar kamuflaj altında çok yakına kadar gelmekteler. Mümkünse çekim yapılacak mekana sabah çok erken, gün doğmadan önce girilmeli ve sazların, otların, ağaçların arasına saklanılıp, hem fotoğrafçının, hem de ekipmanın üstü kamuflaj ağı veya bezi ile örtülmelidir. Tripod çok sağlam, oynamayacak şekilde konumlandırılmalı ve hangi açıdan, hangi zamanda çekim yapılacağı çok iyi tartılmalıdır. Eğer daha yakından daha önemli bir hayvanın geçme şansı varsa sık görülen bir tür için kamuflaj bozulmamalıdır.

Yaban hayat fotoğrafçılığında belki de ekipmandan bile önemli iki unsur var:

- Hayvan davranışlarını çok iyi tanımak
- Sabır

İyi fotoğrafın sırrı ne zaman, neyi çekeceğinizi bilmektir. Balık Kartalı’nın av davranışını bilmek hayvanı takibinizi kolaylaştırır ve ne zaman deklanşöre basacağınızı bilmenizi sağlar. Eğer göl üzerindeki bütün su kuşları bir anda havalanıp farklı yönlere dağılıyorsa, bilin ki tepede bir yırtıcı kuş vardır. Bütün bu ipuçlarını değerlendirmek için de çekime gitmeden önce mutlaka bölgedeki hayvanlar ve habitatlar ile ilgili ön araştırma yapmak, davranışları çok iyi öğrenmek, arazi tecrübesi ile de zaman içinde bu bilgileri pekiştirmek gerekir.

Diğer önemli unsur ise sabır. Kamuflaj altında kalacağınız süre en iyi ihtimal ile aralıksız 4-5 saattir. Bu kimi zaman 10-12 saate kadar çıkar, nadiren de gün doğumundan gün batımına kadar sürer. Kamuflajın altında sıkılmadan beklemek, görsel ve işitsel olarak daima tetikte olmak başarılı yaban hayat kareleri yakalamak için çok önemlidir. Ne kadar uzun süre aynı mekanda sabit ve sessiz kalırsanız, hayvanlar sizi o oranda, o habitatın parçası olarak kabul ederler. Dolayısıyla size korkmadan yaklaşırlar.

Yaban Hayat Fotoğrafçılığında Etik Kurallar

Yaban hayat fotoğrafı çekerken unutulmaması gereken çok temel bir kural var: Yaban hayat fotoğrafçılığı, ticari bir faaliyet veya hobiden önce fotoğraflar yardımı ile toplumda yaban hayat bilgisi ve bilincinin artmasını sağlayacak çok önemli bir eylemdir. Bu nedenle, çekilen her kare bu konuda bilgisi olmayan insanlara bir şeyler anlatmalı, onlarda ilgi ve merak uyandırmalı ve bu doğal değerleri koruma isteği geliştirmelidir. Doğanın “doğal” kalması ve zarar görmeden devamlılığı esastır.

Çekim yaptığımız mekanın bizim değil, orada yaşayan canlıların evi olduğunu her zaman hatırlamalıyız. Onların rahatı ve güvenliği her zaman çekeceğimiz fotoğraflardan önce gelir. Canlıların rahatsız veya tedirgin oldukları hissedilirse çekim mekanı derhal terk edilmelidir.

Hiç bir koşul altında canlıların yuvasına yaklaşılmamalıdır. Canlıların en savunmasız ve saldırgan oldukları yer yuvalarının yakınıdır. Özellikle üreme zamanı yuvada yavrusu olan bir canlıdan, bu bir kuş bile olsa, bizim için tehlikeli olabilecek bir saldırı gelebilir. Ayrıca, bazı kuş türleri yuvanın yanına insan yaklaştığı zaman içgüdüsel olarak kendi canını kurtarmak adına yuvayı terk edebilir. Terk edilen yuvadaki yavruların ebeveynleri olmadan yaşama şansları hiç yoktur.

Doğada ayak izimizden başka bir iz bırakmamalıyız. Dolaştığımız veya kamufle olduğumuz mekandaki bitki örtüsüne zarar vermeyip, atıklarımızı yanımızda götürüp çöpe atmalıyız. Doğanın düzenini, işleyişini engelleyecek, ona zarar verecek her hareketten kaçınmalıyız.

Son olarak da kendi güvenliğimiz için bazı noktalara dikkat etmeliyiz. Çekime gideceğimiz yaban hayat sahasını çok iyi tanımıyorsak yanımıza mutlaka bölgeyi bilen yerel bir rehber almalıyız. Gittiğimiz mekan ve kalacağımız süre ile ilgili bilgileri (özellikle bölgede telefon iletişimi yoksa) yakınlarımıza önceden bildirmeliyiz. Bazı güvenliği hassas bölgelerde, çekim yapılacak mekana girmeden önce jandarmaya haber vermek, hatta izin almak gerekebilir. Bunun gerekli olup olmadığını da yerel idarelerden öğrenmek mümkündür. Unutmamak gerekir ki doğanın kuralları çok basit olsa da dilinden anlamayan kişiler için tuzaklarla doludur.

Bol seyahatli ve fotoğraflı günler dilerim.


Yeşilbaş - Mallard - Anas platyrhynchos
Uzun gagalı, kısa ve parlak turuncu bacaklı, aygın ve büyük bir ördektir. Erkeğin rengi gridir, parlak yeşil başı, beyaz boyun halkası, kahverengi göğsü ve siyah-beyaz bir kıçı vardır; gagası açık yeşilimsi sarıdır. Eklips giysisinde daha koyudur, daha çizgili olan başı yeşilden yoksundur. Dişisi kahverengi ve bej benekli ve çizgilidir, kuyruğu neredeyse tamamen beyazdır; gagası yeşil ya da kahverengidir ve üzerinde koyu turuncu lekeler vardır. Uçarken fiyu ya da boz ördeğin tam aksine beyaz kanat altı ile siyah olan karnını gözler önüne serer. Tüm erişkinlerinde ön ve arka kenarları beyaz çizgiyle sınırlanmış mor-mavi bir kanat lekesi vardır, bu beyaz kenarlar uçuş esnasında iç kanatta belirgin iki beyaz şerit olarak görülür. Evcil formlarında kahverengi, beyaz ya da yamalı renklerde olabilirse de, bunlarda da temel özellikler korunur, genellikle mavi kanat lekesi vardır ve erkek kuşların kuyrukları kıvırcıktır Dişilerinin sesi gür, kalın ve bilinen ördek vaklamasıdır, erkeğinki ise ıslığımsıdır.

Büyük Ak Balıkçıl - Great White Egret - Casmerodius albus
Çok iri bir balıkçıldır. Omuzları ve boynu köşeli, gagası uzun ve kama biçimindedir. Bütün yıl boyunca hep beyazdır. Gagası genellikle sarıdır ancak ilkbaharda siyah olur. Siyahımsı bacaklarının üst tarafı açık sarıdır, ilkbaharda kırmızımsı hale gelir. Üreme döneminde yüzdeki renkler parlaklaşır. Üreme süs tüyleri sırtının alt tarafı üzerinde süslü bir yelpaze oluşturacak şekilde genişler. Uçuş esnasında boynu derin şekilde kıvrık ve köşelidir. Kanatlarını yavaş vurur ve bacaklarını arkaya uzatır.

Karabatak - Cormorant - Phalacrocorax carbo
Kaz büyüklüğünde, uzun gövdeli, geniş kuyruklu bir su kuşudur. Gagası kalın ve kanca biçiminde, alnı ise tepeli Karabatağın aksine kısa ve düzdür. Erişkini siyahımsıdır ancak sırtı daha kahverengidir, ağız kenarı sarı, yanakları ve boğazı beyazımsıdır. İlkbaharda başı değişken biçimde beyaz ç çizgili, boğazı ise belirgin beyazdır; yüz derisi sarı-kahverengidir, uyluğunda büyük beyaz bir leke belirgin hale gelir. Ergenler daha kahverengidirler, alt tarafları ise beyazdır, daha sonra keskin bir kontrast oluşturarak ergen tepeli karabataktan çok daha beyaz olurlar. Başlarını yukarı kaldırarak gagaları yukarıda ve yavaş yüzerler, suya çoğunlukla yüzeyden dalarlar. Şamandıraların, direklerin, iskelelerin, ağaçların, kayaların üzerinde dik dururlar: sıklıkla kanatları açık biçimde tünerler. Güçlü uçuşları vardır, sürüler deniz ya da sazlıklar üzerinde çoğunlukla uzun sıralar halinde ya da V-şeklinde ve yüksekten uçarlar. Deniz kenarlarındaki yarlarda ya da iç taraflardaki ağaçların üzerinde ürerler ve kendilerine dallardan büyük yuvalar yaparlar. Yuva yakınlarında derin, homurtulu, vıraklama benzeri sesler çıkartırlar.

Balık Kartalı - Osprey - Pandion haliaetus
İri, uzun kanatlı ve suya eşsiz bir şekilde dalış yaparak balık avlayan yırtıcı bir kuştur. Gövdesi (kanatlarına oranla) küçük, başı küttür; kısaca ve geniş bir kuyruğundaki yarı şeffaf şeritler alttan görülebilir. Uçarken kanat eklemini daha yukarıda tutar ve kanat ucunu iyice geriye doğru kıvırır. Uzaktan izlendiğinde çabasız dönüşleri ve (uç teleklerinin bitişik tutması ile) sivri uçlu gözüken kanatları kendisine bir nevi martı intibası verir.Açıkta bir tüneğe sıkça dik şekilde tüner ve beyaz kafası açıkça seçilir. Beyaz kafasının her yanında siyah bir bant vardır. Gövdesinin alt tarafı beyazdır; koyu renkli göğüs kuşağı bazı kuşlarda belirgin olmayabilir, üst tarafı ise koyu kahverengidir. Gencinin üst tarafı açık renklidir ve pul desenli telek kenarları ile dikkat çeker. Alt tarafı beyazdır, kanat altında koyu siyah el bileği lekesi vardır ve ortasından genellikle koyu renkli dar bir bant geçer. Yuvasının yakınında sıkça öter, sesi ince, yumuşak ve ıslığımsı bir ‘pip pip pip’.

Ak Kuyruklu Kartal - White-tailed Eagle - Haliaeetus albicilla
Çok iri ve hantal, büyük kafalı, uzun ve geniş kanatlı, çok kısa kuyruklu bir kartaldır. Tipik olarak kıyıların yakınında ya da sulak alanlar üzerinde görülürler. Uçarken kanatlarını düz tutar, kanat uçları geniş ve derin parmaklıdır, başı öne çıkıktır. Kısa süzülüşler arasında kanatlarını yavaş, derin ve esnekçe çırpar (kaya kartalı daha az kanat çırpar ancak süzülüşleri daha uzundur). Çok yükseklerde süzülerek uçabilir, su üzerinde gördüğü yiyeceği pençeleri ile kapmak için suya doğru hamle yapar. Erkeği dişisinden daha küçük ve ince uzundur. Erişkini kahverengidir, sarı büyük bir gagası ve (sonrasında her ne kadar çok kirlense de) göz alıcı beyazlıkta bir kuyruğu vardır. Yaşlı olanların başları çok açık renktir. Genci daha koyu renktir, alt tarafı ise açık renk ve neredeyse çizgilidir, koyu renk kuyruğundaki teleklerin beyaz olan orta tarafları çizgili gibi görünmesine neden olur. Daha yaşlı olan ergeni yıllar içinde daha kahverengi bir giysiye, ucu koyu renk ve dar olan daha beyaz bir kuyruğa sahip olur. Yuvasının yakınında ötüşü gür ve tekrarlıdır.

Kuğu - Mute Swan - Cygnus olor
Çok iri ve beyaz bir su kuşudur. Erişkinleri siyah uçları olan turuncu gagaları ve siyah yüz çıkıntıları haricinde tümüyle beyazdır. Ergeni başlangıçta mat gri-kahverengidir, daha sonra gri gagası ve siyah yüz izi ile yamalı hale gelir. Boynunu ‘S’ biçimine sokarak ya da gagasını aşağı doğru eğip boynunu dik tutarak yüzer; kuyruğu sivri uçlu ve çoğu kez yukarı doğru kalkıktır. Başını ileriye doğru iyice uzatarak uçar ve uçarken hafif kavisli tuttuğu kanatlarından derin, müzikal ve ritmik bir ses yükselir.


kus tanimlarinin tamami Kus Arastirmalari Dernegi Yayinlari'ndan cikmis
"Kus Gözlemcisinin Cep Kitabi - Avrupa'nin Kuslari"
kitabindan alinmistir.
[Peter Hayman / Rob Hume]
Yayin Koordinatörü: Cavit Bilen
Yayina Hazirlayan: Kazim Çapaci
Çeviri: Beyser Semizoglu
ISBN: 975-00270-0-0
www.kad.org.tr




Bu kitabi Ideefixe internet sitesinden temin edebilirsiniz.

© 2007 dogansoysal.com
Sitedeki fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'na göre suçtur